Kim Ameliyat Olmalıdır?

Metabolik Sendrom tablosu pek çok bileşeni olan, heterojen, dinamik ve multifaktöryel bir süreçtir.

Bu sebeple Metabolik Sendrom tanısı almış hastalarda hasta bazında geçerli, dinamik bir karar alma süreci ele alınmalıdır.

Slayt49

Cerrahi konusunda karar verme aşamasında göz önünde bulundurulması gereken 3 önemli kriter vardır:

1- Metabolik Cerrahi uygulamaları mevcut medikal tedaviye rağmen kan şekeri kontrol altına alınamayan “dirençli diyabet” hastalarına uygulanmaktadır. Yani, ifade edilen oranlar herhangi 100 diyabet hastasına ait değil; halk dilindeki ismiyle şeker ameliyatı, bilimsel ismiyle Metabolik Cerrahi uygulanmış “dirençli diyabet” hastalarına ait olan uygulamalara ait sonuçlardır.

2- Bir tip 2 diyabet hastasının metabolik cerrahi uygulamalarından fayda görebilmesi için vücudundaki (endojen) insülin depolarını tüketmemiş olması gerekmektedir. Oysa kan şekerinin yükselip, şeker hastalığına yakalanan bireylerin tanı anında dahi insülin depolarının %50 oranında azaldığı bilimsel çalışmalarla gösterilmiştir. Yani tanı anında depolarının ortalama %50’sini kaybetmiş hastalara yıllar sonra, insülin depoları çok daha belirgin bir şekilde azaldığı bir dönemde bu ameliyatlar uygulanmaktadır. Bu durum aşağıdaki 2 grafikte demonstre edilmiştir.
Slayt50

Slayt51
3- Tip 2 diyabet hastalığında organ hasarının 2 önemli nedeni vardır. Bunlar Makrovasküler Hasar (büyük damar hastalığı) ve Mikrovasküler Hasar (küçük damar hastalığı). Makrovasküler hasar koroner (kalp damarı), karotis (şah damarı), femoro-popliteal (bacak damarları) gibi nispeten büyük çaplı damarları etkilerken, Mikrovasküler hasar göz, böbrek, ayakucu gibi daha küçük çaplı damarlara ait hasarları ifade eder. Her iki hasar tipine ait belirli bir süreç söz konusudur. Tanı konduğunda çoğu hastanın 2-3 yıllık bir hastalık geçmişi olduğu kabul edilir. Makrovasküler hasar şeker hastalığı başlamadan önce başlar. Tanı konduğunda çoğu hastada makrovasküler hasar sürecinin %50’lik bir bölümü tamamlanmıştır. Mikrovasküler hasar ise kan şekerinin yükselmesi ile başlar ve tanı konduğu dönemde çoğu hastada bu sürecin %25’lik bir bölümünün tamamlandığı kabul edilir. Metabolik Cerrahi için başvuran hastalarda ise makrovasküler hasarın için %70-75, mikrovasküler hasarın ise %45-50’lik hastalık sürecini tamamladığı kabul edilmektedir. Kabaca, Metabolik Cerrahi büyük damar hasarı %75, küçük damar hasarı da %50 oranına geldiği dönemde ameliyat gerçekleştirilmektedir. Aşağıdaki figürde mikro ve makrovasküler hasar süreci grafiksel olarak gösterilmektedir.

 

Slayt57

 

Şu an için Metabolik Cerrahi endikasyonları için belirginleşmiş 3 adet girişim endikasyonu bulunmaktadır.

1- Uygun medikal tedaviye rağmen kan şekeri kontrolünün sağlanamıyor olması (Tekrarlanan ölçümlerde HbA1c değeri > %7,5)

2- Organ hasarı varlığı (Retinopati, Nefropati, EMG ile konfirme edilmiş Nöropati*)

3- Obezite (VKİ> 35 kg/m²)

Nöropati’den kasıt Distal Periferik Nöropati, Radikülopati veya Sudomotor disfonksiyondur.

 

Yorum Yazın

© 2013 - Metabolik Cerrahi Akademisi

Scroll to top
DMCA.com Protection Status