İleal İnterpozisyon Nedir

İleal İnterpozisyon ameliyatı orijinal olarak sleeve gastrektomi ve buna ilaveten adından da anlaşılacağı üzere bir ileum segmentinin sindirim sisteminin farklı bir alanına taşınmasını ifade eder. İleal İnterpozisyon ameliyatının iki farklı versiyonu vardır.1
Sleeve Gastrektomi + Jejuno – İleal İnterpozisyon (JII= Non diverted sleeve + İİ)
Sleeve Gastrektomi + Duodeno – İleal İnterpozisyon (DII=Diverted sleeve + İİ)
JII ameliyatında dudenal transeksiyon yapılmaz. Hazırlanan ileal segment uzunluğu 200 cm’dir ve Treitz Ligamanı’ndan itibaren 20. cm’e interpoze edilir.
DII ameliyatında dudenal transeksiyon yapılır. Hazırlanan ileal segment uzunluğu 170 cm’dir ve bu segmentin proksimal ucu duodenum I. kıtaya (sleeve distaline), distali de Treitz Ligamanı’ndan itibaren 50. cm’e interpoze edilir.SG with DII - Named
Metabolik Cerrahi Akademisinin yazarları Metabolik Cerrahi uygulamaları kapsamında standart olarak DII ameliyatını gerçekleştirmektedirler. DII ameliyatı teorik olarak en basit biçimde yukarıdaki şekilde ifade edilse de ameliyatın kişiden kişiye değişen bir takım ciddi varyasyonları ve buna bağlı teknik anlamda zorlukları bulunmaktadır.
Burada vurgulanması gereken en önemli nokta İİ ameliyatlarında yapılan sleeve gastrektomi işleminin obezite cerrahisinde olduğu gibi standart bir “tüp mide” işlemi olmadığı ve kişiye (VKİ’ne) göre uygulanma şeklinin değişiklik göstermesi gerektiğidir.

Zira İİ ameliyatı bir obezite cerrahisi değildir. Bu sitenin yazarlarının en önemli çabası da sağlık çalışanları nezdinde bunun bilinmesi ve farkına varılmasını sağlamaktır. Ne var ki, İİ ameliyatının obezite ameliyatları ile kesişen yönleri de vardır.figur-2

Figür 1

Figür 1: Kırmızı okla işaretli kısımlar VKİ değerine göre yapılan sleeve kalibrasyonunu göstermektedir.
Obezite ameliyatları ile ilgili bilinen en uzun takip süreleri BPD (Biliopankreatik Diversiyon) ve DS (Duodenal Switch) ameliyatlarına aittir (Figür 2). Bu iki tekniğin uzun vadede (>20 yıl) tüm metabolik sendrom bileşenlerinde %90’ın üzerinde remisyon sağlayabildiği gösterilmiştir. Her iki ameliyatın da temel prensibi kısmi bir mide hacim kısıtlaması (BPD’de yatay, DS’de dikey) ve buna ilaveten ince barsakların başlangıç bölümlerinin devre dışı bırakılarak yiyeceklerin mideden çıkıp ileum mukozası ile temasa geçmeleridir. Biyokimyasal anlamda “çiğ” olan (yani safra, pankreas ve proksimal ince barsak sıvıları ile karşılaşmamış) yiyeceklerin mideden çıkıp, direk ileum mukozası ile teması sonucu inkretin ve inkretino-mimetik hormonların aktivasyonu sonucu glisemik kontrol hedeflenir. Bu sayede, ince barsak kaynaklı polipeptid yapıdaki hormonların aktivasyonu ile kan şekeri kontrolü Metabolik Cerrahi’nin temel rasyonelini oluşturur. Zaten, farmakolojik endüstri de inkretin bazlı tedaviler üzerinde yoğun çalışma göstermekte ve hatta tip 2 diyabetin gelecek tedavilerinde inkretinlerin de bir temel tedavi grubunu oluşturacakları öngörülmektedir.

bpd DS

 

Figür 2

Yorum Yazın

© 2013 - Metabolik Cerrahi Akademisi

Scroll to top
DMCA.com Protection Status